Vücudumda kesi meydana geldi. Acilde dikiş atılacakmış. Dikiş ağrıtır mı? Dikiş iz bırakır mı? Dikiş atılırken uyuşturuluyor mu?

Uyuşturmadan Dikiş Atılır Mı?

Uyuşturmadan Dikiş Atılır Mı?


Dikiş atılmazsa yara enfeksiyona açık hale gelir ve mikropkapar, yara iyileşmesi gecikir, yaralanma bölgesinde kalan iz artar…

Dikiş atılması gereken bir olgu mevcut ise tabii ki dikiş atılmazsa olmaz. Yara dudaklarının ayrılıp ayrılmadığı göz önünde bulundurularak dikiş atılıp atılmamasına karar verilir

Tabii ki. Dikiş atılırken lokal anestezik maddeler vasıtasıyla dikiş atılacak bölge uyuşturulur. Acil servislerde en sık olarak kullanılanları lidokain ve prilokaindir. Ancak bu kliniklere göre farklılık gösterebilir. Anestezik madde uygulandıktan 15-20 saniye içerisinde etkisini gösterecektir.

Hayır. Lokal anestezikle uyuşturma işleminden sonra kişide dikiş atılırken ağrı-acı olmayacaktır. Lokal anestezik maddeler ağrı hissini ortadan kaldırdığı için ağrı olmaz ancak hastada dokunma hissini ortadan kaldırmadığı için hasta o bölgeye dokunulduğunu hissedebilir. Bu dokunun uyuşmadığını göstermez. Korkulacak bir durum yoktur.

Malesef evet. Dikiş atılmasının ağrılı-acılı olan tek yanı bu kısımdır. Sinir uçlarının ağrı iletmesini önlemek amacıyla kullanılan ve kişide ağrı hissini ortadan kaldıran lokal anestezik madde uygulanırken kişide ağrı-acıya sebep olmaktadır. Ancak şanslı olduğunuzu belirtelim çünkü bundan sonra ağrı olmayacakJ

Stapler uygulanması daha çok skalp dediğimiz kafanın saçlı kısmında uygulanır. Ağrılı ancak hızlı uygulanabilen bir yöntemdir. Acil durumlarda kanama durdurulmasında tercih edilebilecek hızlı ve etkli bir yöntemdir.

Kafa haricinde sırt, uyluk ve bacak bölgesine de uygulanabilir.

Öncelikle strip atılabilmesi için gereken belli şartlarvardır:

a.     Bölgenin doku gerimi az olmalıdır.*

b.     Yara düzgün olmalıdır. **

c.     Dokunun hareket miktarı az olmalıdır.**

*Doku gerimi dokuyu bir arada tutmaya yarayan kuvvet olarak değerlendirilebilir. Doku gerimi fazla olan yerde doku bütünlüğü bozulunca dokuyu bir arada tutmak gereken kuvvet doku gerimi ile orantılı olarak artacaktır. Çünkü doku gerimi, dokunun normal pozisyonda tutulabilmesi için gereken kuvvetin ölçütüdür. Örn: Eklemlerin hareketli dış kısımlarında doku gerimi fazladır ve strip önerilmez.

** Doku hareketi fazla olan yerlerde hareketle birlikte strip’in açılıp etkisini kaybetme olasılığından dolayı hareketli bölgelere sütur önerilmez.

Peki hangi vücut kısımlarına strip atılabilir?

Yüzde alın, çene, boynun ön kısmı, gövde ve üzuvların eklem dışı bölgelerine strip uygulanabilir. Ancak en sık olarak yüzdeki kesilerde tercih edilir. Özellikle çocuklarda hızlı kullanıldığı, ağrısız olduğu için kullanımı sıktır.

Strip uygulanırken ağrıya neden olmaz. Normal bir yara bandı kullanıyor gibi düşünebilirsiniz. Ağrısız olmasından dolayı uygun vakalarda çocuklarda sıkça kullanılmaktadır.

Not: Strip bazı durumlarda stapler veya dikişe alternatif olarak tercih edilebilir. Ancak strip tercih edildi diye hiç dikiş izi kalmayacak diye düşünmemeliyiz. Ancak unutulmamalıdır ki düzgün yaralarda iz kalma ihtimali daha düşüktür. Dolaylı yoldan strip için aday olan bir yaralanmada veya strip kullanılan kesilerde daha az iz kalacağını söyleyebiliriz. Yaralanma çeşidine göre belki de gözle görülebilecek hiç iz kalmayacaktır.

Aslında böyle bir soru sorulması gereksizdir. Çünkü dikiş, stapler, strip tercih edilecek bölgeler ve durumlar bellidir. Klinisyen tarafından olabildiğince en iyi doku iyileşmesini sağlayacak, en ekonomik, en hızlı, en ağrısız yöntem tercih edilir. Örneğin strip ile iyileşebilecek yara varlığında ne dikiş ne de stapler tercih edilir. Bu tamamen yaranın durumu ile alakalı bir durumdur.

Unutmayın şifa dağıtmayı amaçlayan hiçbir kimse hastasının acı çekmesini istemez J

'Japon yapıştırıcısı' günlük hayatta da çokca kullandığımız kuvvetli bir yapıştırıcı araçtır. Doku yapıştırıcısı da tıbben kullanılan steril bir japon yapıştırıcısı olarak düşünülebilir. Yara dudaklarının birbirine yakın olduğu, düzgün kesilerde, yara geriminin az olduğu yerlerde tercih edilebilir. Strip alternatifi olarak değerlendirilebilir. Zaten yara bakımında kullanılan strip, dikiş, stapler, doku yapıştırıcısının hepsi birbirinini alternatifidir, aynı amaç için kullanılmaktadır. Ancak kolaylığı, ağrısız olması ile en çok benzerliği strip-doku yapıştırıcısı ikilisinde görmekteyiz.

Evet. Çıplak gözle görülmeyecek kadar az ya da uzaktan bile belli olacak kadar çok olabilir ama evet iz kalacaktır. Hiçbir kimse dikiş atılan bölgede iz kalmayacağının garantisini veremez. Çünkü doku bütünlüğü bozulan yerde elbette iz kalacaktır.Ancak bu gözle görülebilecek kadar fazla olabileceği gibi sadece dikkatli bakıldığında görülebilecek kadar önemsiz iz de olabilir. İz kalma miktarı: yaranın şekline, derinliğine, kullanılan iplik materyaline göre, dikiş atan kişinin becerisine göre, dikiş yeri bakımına…vs göre değişebilir.

Deneyimli ellerde atılan düzgün dikişlerle birlikte düzeni aksatmadan yapılan dikiş bakımı ile birlikte minimal bir iz kalacağını söyleyebiliriz. Hatta belki de iz görülmeyecektir.

Vücudun farklı bölgelerine farklı numaralar ile dikiş atılır. Dikiş iplikleri 0’dan 12’ye kadar değişmektedir. 1/0, 3/0, 12/0 şeklinde adlandırılır. Kalınlığı 0’dan 12’ye doğru gidildikçe azalan dikiş ipliklerinin kullanım alanları da farklıdır. Örneğin mikrocerrahilerde 7’den 12’ye kadar değişen kalınlıkta iplik kullanılabilir. Ancak bizim konumuz olan acil servislerde acil doktorunun veya herhangi bir acil tıp ekip elemanının uyguladığı dikişler olduğu için o konu hakkında bilgi verelim. Acil servislerden çok kullanılan iplikler 1-2-3-4-5-6 numaralardır. Bölge bölge farklılık gösterdiğini belirtmiştik. Örneğin yüz dikiş açısından kozmetik problem teşkil edebilecek en riskli bölgelerden biri olduğundan dolayı diğer bölgelere nazaran daha ince iplikler tercih edilir. Gelin tek tek bölgeler hakkında kısaca konuşalım:

·       Yüz için 5/0 veya 6/0

·       Eller için 3/0

·       Kol ve bacaklar için 4/0

·       Karın duvarı 2/0 veya 3/0

Not: Bahsedilen bölge ve iplik numaraları dokunun hareketliliğine, kalınlığına…vs göre belirlenmiş kitabi bilgilerdir. Tıptaki diğer şeylerde olduğu gibi dikişte seçilen iplik numarası da değişmez kurallar içerisinde değildir. Hasta ve yaranın durumuna göre farklılık gösterebilir.Örneğin yara dudaklarının fazlaca ayrılmış olduğu kol ve bacak gibi yerlerde 4/0 yerine 3/0 kullanılabilir. Ya da yüzdeki herhangi derin bir kesi için 4/0 kullanılabilir. Neden? Çünkü kullanılan iplik materyalinin kalınlığı değiştikçe iplik dayanıklılığı da değişecektir. Yara dudaklarının birbirine kavuşmasını sağlayacak dayanıklılıkta olan en ince iplik tercih edilir.

Temelde emilebilen ve emilmeyen dikiş ipliği olmak üzere ikiçeşit sütur ipliği vardır.

a. Emilebilir iplikler:

      a.1. Dexon: Glikolik asityapıda

      a.2. Vicryl: Poliglaktin yapıda

      a.3. PDS: Polidoksanonyapısında

 

b. Emilemeyen iplikler:

      b.1. İpek

      b.2. Ethibond: Polyesteryapısında

      b.3. Ethilon: Naylonyapısında

      b.4. Prolene: Propilenyapısında

 

Not: Biyolojik orjinli "katgüt" emilebilir bir iplik çesidi olmakla birlikte artık kullanılmamaktadır.

Emilebilen iplikler, emilmeyen ipliklere göre daha az doku reaksiyonuna neden olduğu için iç organlardan ziyade daha çok yüzeyel yaralanmalarda ve cilt altı kesilerinde onarım amacıyla kullanılır.

Emilemeyen iplikler el, kol, ayak, bacak, yüz, vücudun kıvrımlı bölgeleriyle;  ağız, burun gibi mukozalarda kullanılır.

a. Emilebilen iplikler:

Daha az doku reaksiyonuna neden olur.

Subkutan doku(cilt altı doku) dikişleri için tercih edilir.

Emilebilen dikiş olduğu için sonradan alınması gerekmez.

 

b. Emilemeyen iplikler:

Doku içinden geçişleri çok iyidir. Kolayca eğilipbükülebilirler.

Daha fazla doku reaksiyonuna sebep olurlar.

El ayası, ayak tabanı, mukozalar dediğimiz ağız-burun gibi keratinize cilt tabakasının olmadığı yerler ve intertriginöz bölgeler denilen kasık, meme altı, koltuk altı gibi katlantı yerlerinde (vücudun birbirine sürtünen yüzeyleri) kullanılır.

Emilemeyen dikiş olduğu için sonradan alınması gerekir.

 

Not: Doku reaksiyonuna sebep olma, bir cisim için vücut tarafından o kadar fazla yabancı bir tehdit olarak algılanma demektir. Sentetik yapıdaki maddelerin doğal maddelere karşı en büyük dezavantajı budur. Tehdit olarak algılandığında kullanıldığı yerde vücut tarafından atılma, ret olasılığı fazladır.

Dikiş atılan yere ilk 2 gün boyunca su değdirilmemelidir.

Tabii ki. Eğer dikiş atılan yer kapatılarak muhafaza edilmeye uygun ise üzerini su geçirmeyecek materyallerle(örn: naylon poşet)kapatarak duş alabilirsiniz. Ancak ilk 2 gün kesinlikle su değdirilmemesi gerektiğini unutmamanız gerekmektedir.

 

Aksi belirtilene kadar dikiş atılan yere pansuman şu şekildeyapılır:

Batticon(Batikon-Tentürdiyot) dediğimiz anti-septik çözelti,gazlı bez, flaster(tıbbi bant) ve makas pansuman öncesinde temin edilmelidir.Bunları yakınımızda mevcut olan bir eczaneden temin edebiliriz. Öncelikle batikonu steril bir spanç üzerine batikon şişesi spanç’a temas etmeyecek şekilde uygularız. Batikon emdirilmiş spancı yara bölgesine, yarayı çok fazla zedelemeden yumuşak bir şekilde temas ettirerek uygularız.

Dikkat edilmesi gereken şeylerden birisi de bir yere batikon uygulandıktan sonra gazlı bezi başka yere uygularsak tekrar dönüp aynı yere uygulamamaktır. Yani kısaca yara tek seferde temizlenir. Ayrıca dikiş üzerinde çok fazla batikon kalmamasına özen göstermeliyiz.

Batikon uygulaması yapıldıktan sonra hastanede uygulandığı şekilde dikiş üzerini kapatacak büyüklükte gazlı bez dikiş üzerine örtülür,ardından gazlı bezi cilt dokusuna sabitlemek için flaster dediğimiz tıbbi bant kullanılmalıdır.

Normalde rutin olarak tavsiye edilen şey 2 günde bir pansuman yapılmasıdır. Ilk gün dikişle birlikte pansuman yapılıp ardından 2günde bir pansuman yapılması önerilebilir. Kliniklere göre uygulama şekilleri farklılık göstermekle birlikte çoğunlukla böyledir. 

Kullanılan malzemeler steril olmalıdır.*

Yara tek seferde temizlenmelidir.**

Dikiş üzerine çok baskı yapılmamalı aynı zamanda pansumanının çok gevşek kalmamasına özen göstermeliyiz.

Gazlı bez, flaster vasıtasıyla dokuya iyice sabitlenmelidir.

Not: Her ne kadar pansuman evde deneyimli kişiler olmasa da kolaylıkla öğrenilerek yapılabilecek bir işlem olsa da, yara durumunun uzman bir kişi tarafından gözlemlenmesi açısından pansuman uygulamalarının sağlık ocağı veya hastane gibi herhangi bir sağlık merkezinde yapılmasını önermekteyiz.

 

*Makas kirli olmadığı sürece normal makaslar kullanılabilir.Çünkü makas flaster kesiminde kullanılacak olup direkt yara bölgesi ile temas halinde değildir. Ancak tabii ki de steril makas varlığını daha çok tercih ederiz.

** Bir bölgede kullanılan batikonlu spanç başka bölgeye uygulandıktan sonra eski bölgeye tekrar uygulanmamalıdır. 

Kuduz riski bulunan yaralanmalarda bazı klinisyenler yarayı kapatma kararı verebilirken bazıları yaranın açık kalmasını istemektedir. Ancak aksi belirtilene kadar tüm dikişlerde dikiş bölgesinin üzeri kapatılır.

Temelde vücut yatay olarak 3 parçaya ayrılır. 1.Kafa 2.Gövde-Kol 3. Bacak. Üstten alta doğru dikiş alınma süresi artar. Kabaca belirlenen süre;

·       Kafadaki kesiler için 5 gün

·       Gövde ve koldaki kesiler için 7-10 gün

·       Bacaktaki kesiler için 15 gün 

Ancak bizim önerimiz pansuman için hastaneye veya sağlık ocağına başvurmanızdır. Sağlık merkezinde pansumanlar düzenli olarak yapılırken pansumanı yapan tıbbi personel yaranın durumuna göre dikişi alma kararı verebilir. Bu belirtilen süreler kabaca belirlenmiş süreler olup kişinin yaşına, sahip olduğu hastalıklara(örn: Diyabetik hastalarda yara iyileşmesi gecikir.), yaranın durumuna, yara iyileşme hızına göre dikişin alınması için beklenmesi gereken süre farklılık gösterecektir.

Dikiş erken alınırsa doku iyileşmesi tamamlanmamış olur.Yara dudakları ayrık kalır. Mikrop kapma ihtimali artar.

Dikiş geç alınırsa dikiş bölgesinde kalıcı dikiş izleri oluşabilir.

Dokuda kesi mevcut ama yara dudakları birbirine çok yakınsa,yara dudaklarının birbirine yaklaşmasını destekleyecek olan sıkı bir pansuman varlığı yeterli olabilir. Bu tip durumlarda dikiş yerine hastaya sıkı pansuman önerilebilir. Sıkı pansumandan kasıt hastaya uygulanan pansuman işleminde flaster ile yarayı kapatırken flasteri gerdirerek, yarayı yanlara doğru sıkıştırarak flastere bir nevi strip-dikiş fonksiyonu vermektir. 

Genelde yakınlaştırma süturu uzun ancak yüzeyel olan kesilerde, yara dudaklarını birbirine yaklaştırıp doku iyileşmesini hızlandırmak ve iz miktarını azaltmak amacıyla yapılır. Yakınlaştırma süturu atılabilecek yaralanmalarda sütur atılmadan da iyileşme sağlanır ancak hem iyileşmeyi hızlandırma hem de iz kalmayı azaltma amacıyla yakınlaştırma tercih edilir.

 

Not: Kuduz ihtimali olan kedi köpek ısırıklarında da yara dudakları birbirinden ayrıldıysa yakınlaştıma süturu önerilebilir. Yara yerine kuduz serumu uygulandıktan sonra olabildiğince en az doku penetrasyonu ile doku kapatılmaya çalışılır. Tam bir dikiş atılması önerilmez onun yerine yakınlaştırma süturu önerilir.

Tabii ki. Cilt bütünlüğü bozulmasına yol açan her türlüsebep varlığında tetanoz kapma riskinden dolayı tetanoz aşısı yapılmalıdır.

Tetanoz aşısının koruyuculuğu 10 yıldır. Ancak son 5 yıl içerisinde tetanoz aşısı yapılmamış ise travmatik olgularda yine yapılmasını önermekteyiz.

Acil servise kesi ile başvuran hastalarda bazı durumlara acil servis ekibi tarafından değil de plastik cerrah tarafından müdahale edilmesi gerekmektedir. Bu durumlara ait örnekler şu şekilde verilebilir;

·       Kemikdokusundaki kırık ile birlikte olan cilt kesileri

·       Tendon(kası kemiğe tutturan bağ) hasarı mevcut olan kesiler

·       Tırnakyatağını içine alan kesiler

·       Dokukaybı meydana gelen büyük çaplı kesiler *

*Bu tip yaralanmalarda plastik cerrahisi tarafından greft-flep teknikleri uygulanarak yara bölgesinin üzeri kapatılmaya çalışılır.

Yaralanmalarda vücutta derin kesi mevcut ise, atardamar denilen ve kalpten vücuda doğru güçlü kalp atımları ile kan pompalanan damarların yaralanma ihtimali mevcuttur. Atardamarlar toplardamarlara göre daha derinde yerleşirler. Kanamaları durumunda kanama kontrolü toplardamara göre daha zor sağlanmaktadır.

Atardamar onarımı yapılmadan sürekli kanama kontrolüyapılamayacaktır. Bu tip durumlarda kalp-damar cerrahisi tarafından atardamaronarımı yapılmalı ve ardından cilt dikişi atılmalıdır.

Not: Acil serviste bıçaklanma gibi durumlarda atardamarın yaralanma derecesini görebilmek için ilaçlı tomografi çekilmesi önerilebilir. Önerilen işlem: BT Anjio işlemidir. Bu görüntüleme işleminde kontrast dediğimiz tomografi ilacı verilierek, ilacın damar içerisinde akışı kontrol edilir. Eğer damarda bir kaçak varsa o bölgeye yönelik işlem yapılması planlanır. ÇEKİM ÖNCESİNDE ACİL SERVİSTE YOĞUNLUĞA BAĞLI OLARAK UNUTULABİLİR. ANCAK SİZİN DOKTORA HATIRLATMANIZDA FAYDA VAR. EĞER BÖBREK YETERSİZLİĞİNİZ VEYA KONTRAST MADDE ALERJİNİZ VARSA ANJİO BT ÇEKİLMEMELİDİR. !!!

Dikiş izini azaltmak için kullanılabilecek kremler mevcuttur. Bunlar yara iyileşmesini hızlandıran kremlerdir. Ticari isim örnek vermek pek doğru değil ancak hasta açısından bilinmesi gereklidir. Ondan dolayı 2 tanesinin ismini verelim: Skarex ve Contractubeks.

Dikiş çevresinde kızarıklık, ısı artışı ve ağrı olması enfeksiyon ihtimalini düşündürmektedir. Yani o bölge iltihaplanmış, mikrop kapmıştır. Enfeksiyon durumuna göre lokal veya sistemik antibiyotik kullanımı önerilebilir. En kısa zamanda acil servise başvurmanız gerekmektedir. Doktor tarafından yara durumuna göre; sistemik olarak amoksisilin-klavulanat kombinasyonlu antibiyoterapi veya fucidin-furacin gibi lokal antibiyoterapiler önerilebilir.

Facebook Yorumları